İcra Takibi ve Tahsilat
İlamsız, ilamlı ve kambiyo senetlerine (çek, senet, poliçe) dayalı icra takipleri başlatılarak alacakların hızlı ve yasal yollarla tahsil edilmesi süreci.
Ticari hayatta ve bireysel ilişkilerde alacakların zamanında, eksiksiz ve yasal yollarla tahsil edilmesi, finansal istikrarın en temel unsurudur. İcra ve iflas süreçleri, hem alacaklı hem de borçlu taraf için hassas hukuki dengeler barındırır.
İcra takipleri, ihtiyati haciz kararları, menfi tespit davaları ve iflas süreçlerinde atılacak usulsüz veya gecikmeli adımlar, ciddi maddi kayıplara ve hak mahrumiyetlerine yol açabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren stratejik bir yönetim şarttır.
Alacakların en hızlı şekilde likide edilmesi, borçlu taraflar için yasal hakların korunarak haksız baskıların önüne geçilmesi ve tüm icra-iflas süreçlerinin titizlikle yürütülmesi noktasında profesyonel çözümler sunuyoruz.
İcra ve iflas hukukunda zaman yönetimi ve usul hukuku kuralları, haklılığınızın maddi bir karşılık bulması açısından kritik öneme sahiptir.
Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren en yakın hakimliğe gönderilme süresi (en fazla 12 saat) hariç, bireysel suçlarda genellikle 24 saattir. Ancak toplu işlenen suçlarda veya olağanüstü durumlarda bu süre savcılık kararıyla 4 güne kadar uzatılabilmektedir.
Adli kontrol kararı (imza verme, yurt dışı yasağı vb.), kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde ilgili mahkemeye verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren mahkemenin bir üst numaralı mahkemesine yapılır.
HAGB, sanığa verilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması durumunda, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasıdır. Bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmezse, verilen hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer; yani sabıka kaydına işlenmez.
Prensip olarak her sanık kendini savunma hakkına sahiptir. Ancak alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, çocuklarda, kendisini savunamayacak derecede engeli bulunanlarda veya sağır ve dilsizlerde müdafi (avukat) bulunması yasal bir zorunluluktur.
Yerel mahkeme kararına karşı, kararın tefhiminden (yüze okunmasından) veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) başvurulabilir. İstinaf kararına göre, belirli şartlar oluşmuşsa dosya Yargıtay’a (Temyiz) taşınabilir.
Bu durum suçun niteliğine bağlıdır. Eğer suç “takibi şikayete bağlı” bir suç ise (örneğin basit yaralama veya hakaret), şikayetten vazgeçme davayı düşürür. Ancak suç “kamu davası” niteliğindeyse (örneğin nitelikli yağma veya kasten öldürme), şikayetten vazgeçilse dahi devlet yargılamaya devam eder.
Ticari ve bireysel alacakların tahsili, icra takipleri ve iflas süreçlerinin her aşamasında haklarınızı yasal mevzuata tam uyumla savunuyoruz. Maddi kayıpların önüne geçmek ve süreci en hızlı şekilde likide etmek adına profesyonel icra hukuku hizmeti sunmaktayız.
Alacakların tahsili, icra takipleri ve yapılandırma süreçlerinde hak kaybı yaşamamanız için, tüm aşamalarda stratejik, hızlı ve sonuç odaklı hukuki destek sunulmaktadır.
İlamsız, ilamlı ve kambiyo senetlerine (çek, senet, poliçe) dayalı icra takipleri başlatılarak alacakların hızlı ve yasal yollarla tahsil edilmesi süreci.
Borçlu taraflar için haksız takiplere karşı itiraz işlemlerinin yapılması, imzaya ve borca itiraz, menfi tespit ve istirdat davalarının takibi.
Alacağın tehlikeye düşmesini engellemek amacıyla, mahkemelerden hızlıca ihtiyati haciz kararı alınması ve kararın sahada derhal uygulanması.
Banka, finans kuruluşu veya üçüncü şahıslara olan borçların yasal zeminlerde yeniden müzakere edilmesi ve protokollerin hazırlanması.
Şirketlerin mali kriz durumlarında iflas erteleme, konkordato ilanı, iflas tasfiye süreçlerinin takibi ve şirket yapılandırma hukuku çözümleri.
Rehnin veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler, taşınır ve taşınmaz malların icra ihalesi üzerinden satış prosedürlerinin yönetimi.
Alacak takibi ve borç yapılandırma süreçlerinde doğru zamanlama ve hızlı usul hamleleri, tahsilat başarısını doğrudan belirler. İlk değerlendirme aşaması bu nedenle kritik öneme sahiptir.
Alacağa dayanak oluşturan çek, senet, fatura veya sözleşmeler ile borçlunun varlık durumu detaylı incelenir.
Alacağın türüne göre ilamlı, ilamsız veya kambiyo senetlerine özgü takip yollarından en hızlı olanı seçilir.
Borçlunun mal kaçırma riskine karşı süreç başında mahkemelerden hızlıca ihtiyati haciz kararları alınır.
Dava ve takip süreçleri devam ederken, alacağın tahsili için protokol ve yapılandırma görüşmeleri yürütülür.
Kesinleşen takipler sonrasında borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak/alacakları haczedilir.
Haczedilen mal varlıklarının icra müdürlükleri kanalıyla satışı sağlanarak alacak nakde dönüştürülür.
Yasal alacak takipleri belirli aşamalardan oluşur ve her adımda doğru hukuki müdahale tahsilat sürecinin hızını doğrudan etkiler.
Alacağa esas belgeler incelenir ve yetkili icra dairesinde yasal takip başlatılır.
Hazırlanan ödeme emri, yasal sürelerin başlaması için borçlu tarafa resmi olarak tebliğ edilir.
Yasal süre içinde itiraz olmaması veya itirazın kaldırılmasıyla icra takibi kesinleşir.
Kesinleşme sonrası borçlunun taşınır, taşınmaz ve banka hesaplarındaki varlıkları sorgulanır.
Sorgulama neticesinde tespit edilen mal varlıkları üzerine hukuki haciz blokajları işlenir.
Haczedilen varlıklar yasal ihale süreciyle paraya çevrilerek alacaklıya ödemesi yapılır.
Yargıtay içtihatları, icra ve iflas hukukunun uygulanmasında yol gösterici niteliktedir. Aşağıda yer alan kararlar, uygulamada sık karşılaşılan durumlara ışık tutar.
Borçlunun maaşının en fazla 1/4'ü haczedilebilir; birden fazla haciz varsa sıraya konulur ve önceki haciz bitmeden sonraki kesinti başlayamaz.
Ticari işletmeler hariç, şahsi kefaletlerde eşin yazılı rızası alınmadan atılan imzalar icra hukuku ve borçlar kanunu yönünden geçersizdir.
Borçlunun haline münasip tek evi (yaşam standardına uygun meskeni), alacak miktarı ne olursa olsun icra yoluyla satılamaz, haczedilemez.
Karşılıksız çek keşide etme suçunda şikayet süresi, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halükarda 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
Alacağa dayanak oluşturan belgelerle icra dairesine başvurulması, takip talebinin hazırlanması ve borçlu tarafa yasal süreleri başlatan resmi ödeme emrinin tebliğ edilmesi evresidir.
Ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz edilmemesi veya itirazın hukuken kaldırılmasıyla takibin kesinleştiği, borçlunun mal varlığı unsurlarına (hesap, araç, gayrimenkul) haciz blokajlarının uygulandığı evredir.
Takibe karşı yapılan itirazların iptali, kaldırılması, menfi tespit veya haczedilmezlik (meskeniyet) iddiaları gibi uyuşmazlıkların icra hukuk/ceza mahkemeleri nezdinde çözüme kavuşturulduğu yargılama evresidir.
İcra ve iflas hukukunda yasal süreler (itiraz, şikayet vb.) son derece kısadır ve gecikmeler telafisi imkansız maddi kayıplara yol açabilir. Alacak takibi veya borç yapılandırma süreçleriniz için profesyonel hukuki destek alın.
İcra ve iflas süreçlerinde alacağın tahsili ile borçlunun yasal hak dengesi hassas bir çizgide yürütülmelidir. Sürecin her aşamasında yasal sürelerin, şeffaflığın ve mülkiyet hakkının tam anlamıyla korunması için kararlılıkla çalışıyoruz.
Çek, senet, ilam veya sözleşmelere dayalı alacakların zaman kaybı yaşanmadan, en etkili yasal mekanizmalar ve ihtiyati tedbirlerle güvence altına alınarak tahsil edilmesi esastır.
Kanunun emredici hükümleri uyarınca borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli temel ev eşyaları koruma altındadır. Maaş hacizlerinde ise yasal 1/4 kesinti sınırına titizlikle dikkat edilmelidir.
Şahısların mali durumları ve şirketlerin ticari sırları icra süreçlerinde yüksek derecede mahremiyet barındırır. Takip işlemlerinin tarafların piyasa itibarını zedelemeden hukuki sınırlar içinde yürütülmesi sürecini üstleniyoruz.
Adınıza veya şirketinize yönelik bir icra takibi (ödeme emri) tebliğ edildiyse,
Banka hesaplarınıza, maaşınıza veya gayrimenkullerinize haciz blokajı konulduysa,
Gerçekte var olmayan bir borç iddiasıyla (menfi tespit davası açılması amacıyla) karşı karşıyaysanız,
Çek, senet, fatura veya sözleşmeye dayalı alacaklarınızı yasal süreler içinde tahsil edemiyorsanız,
İcra dairesinde verilen borç ödeme taahhüdünün ihlali nedeniyle hapis cezası (tazyik hapsi) riski varsa,
Şirketinizin borç sarmalından çıkması için konkordato ilanı veya yeniden yapılandırma protokolü gerekiyorsa.
Hakkınızda başlatılan ilamsız icra takiplerine karşı borca veya yetkiye itiraz etme yöntemleri ve yasal süre sınırları...
Devamını Oku →Çalışanların maaşlarına uygulanan hacizlerin yasal sınırları, banka hesap blokesinin kaldırılması ve meskeniyet iddiaları...
Devamını Oku →Ticari hayatta arkası vurulan çeklerin yasal şikayet süreçleri, icra ceza mahkemesi yargılamaları ve güncel yaptırımlar...
Devamını Oku →Borçlu olunan her icra dosyası nedeniyle borçlu doğrudan hapis cezası alır ve tüm eşyaları haczedilir.
Yalnızca borçtan dolayı doğrudan hapis cezası verilmez; hapis yaptırımı (tazyik hapsi) sadece taahhüdü ihlal, nafaka ödememe veya mal beyanında bulunmama gibi durumlarda söz konusudur. Ayrıca lüzumlu ev eşyaları yasal olarak haczedilemez.
İcra dairesinden gelen ödeme emrine karşı hiçbir şey yapılamaz ve mutlaka talep edilen borcun ödenmesi gerekir.
Borcun haksız, hatalı veya zamanaşımına uğramış olduğunu düşünüyorsanız, tebliğden itibaren yasal süresi (genellikle 7 gün) içinde icra dairesine itiraz ederek takibi tamamen durdurma hakkınız mevcuttur.
İcra ve iflas hukuku süreçlerinde şahısların ve ticari işletmelerin finansal verileri, borç/alacak durumları ve banka kayıtları en hassas ticari sırları oluşturur. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve KVKK mevzuatı kapsamında, müvekkillerimize ait tüm mali, ticari ve şahsi bilgilerin mutlak surette gizli tutulması ve ticari itibarın korunması hususunda en üst düzeyde kurumsal hassasiyet gösterilmektedir.
İcra takipleri ve iflas süreçleri hakkında merak edilen temel sorular ve profesyonel hukuki değerlendirmeler.
İlamsız icra takiplerinde (çek, senet, fatura veya genel borç iddialarında) tebligatın size ulaştığı tarihten itibaren yasal itiraz süresi 7 gündür. Bu süre içinde ilgili icra dairesine dilekçe ile itiraz edilmediği takdirde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Yasal mevzuat uyarınca, borçlunun almakta olduğu maaş veya ücretlerin en fazla 4'te 1'i (1/4 oranı) haczedilebilir. Borçlu rıza göstermediği müddetçe bu oranın üzerinde bir kesinti yapılması hukuken mümkün değildir. Ancak nafaka borçları bu kuralın istisnası olup, nafaka miktarının tamamı maaştan kesilebilir.
Güncel icra mevzuatına göre, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için lüzumlu olan temel ev eşyaları (buzdolabı, çamaşır makinesi, yatak, televizyon vb.) haczedilemez. Ancak aynı eşyadan evde birden fazla varsa (örneğin iki adet televizyon), lüks veya antika değerinde eşyalar mevcutsa bunların haczi ve muhafazası mümkündür.
Sadece bir borcu ödeyememek doğrudan hapis cezası doğurmaz. Ancak icra takibi kesinleştikten sonra icra dairesinde taahhüt imzalanıp bu taahhüt haklı bir neden olmaksızın ihlal edilirse (taahhüdü ihlal), nafaka borçları ödenmezse veya mal beyanında bulunulmazsa icra ceza mahkemesi kararıyla tazyik hapsi yaptırımı uygulanabilir.
İhtiyati haciz, alacaklının alacağını garanti altına almak amacıyla henüz ortada kesinleşmiş bir icra takibi yokken, mahkeme kararıyla borçlunun mallarına geçici olarak el koyması işlemidir. Borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı uygulanan çok hızlı ve etkili bir koruyucu hukuki tedbirdir.
Menfi tespit davası, bir kişinin kendisine karşı başlatılan veya başlatılması muhtemel olan bir icra takibinde, aslında böyle bir borcunun bulunmadığının mahkeme kanatıyla tespiti için açtığı davadır. Sahte senetler, ödenmiş borçlar veya haksız taleplere karşı borçlu olmadığınızı kanıtlamak adına bu davaya başvurulur.
WhatsApp İletişim