Tahliye Davaları
Kira borcunun ödenmemesi, kiraya verenin ihtiyaç durumu veya tahliye taahhüdüne dayalı olarak açılan tahliye davalarının titizlikle yürütülmesi.
Kira hukukunda mülk sahibi ve kiracı arasındaki ilişkiler, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde sıkı kurallara bağlıdır. Tahliye süreçleri, kira uyarlama davaları ve alacak takipleri; doğru hukuki prosedür izlenmediği takdirde taraflar için ciddi hak kayıpları oluşturabilir.
Kira bedelinin ödenmemesi, kiraya verenin ihtiyaç durumu, taşınmazın yeniden inşası veya tahliye taahhüdü gibi durumlarda izlenmesi gereken ihtarnameler ve dava yolları, sürecin sonucunu doğrudan etkiler.
Sözleşmenin feshinden icra yoluyla tahliye işlemlerine kadar, mülkiyet hakkınızın korunması veya kiracılık haklarınızın güvence altına alınması hususunda profesyonel hukuki destek sağlıyoruz.
Kira uyuşmazlıklarında, ihtar süreci ve dava dilekçesinin hukuki dayanakları, tahliye veya alacak sürecini doğrudan belirleyen en kritik aşamalardır.
Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren en yakın hakimliğe gönderilme süresi (en fazla 12 saat) hariç, bireysel suçlarda genellikle 24 saattir. Ancak toplu işlenen suçlarda veya olağanüstü durumlarda bu süre savcılık kararıyla 4 güne kadar uzatılabilmektedir.
Adli kontrol kararı (imza verme, yurt dışı yasağı vb.), kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde ilgili mahkemeye verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren mahkemenin bir üst numaralı mahkemesine yapılır.
HAGB, sanığa verilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması durumunda, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasıdır. Bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenmezse, verilen hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer; yani sabıka kaydına işlenmez.
Prensip olarak her sanık kendini savunma hakkına sahiptir. Ancak alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, çocuklarda, kendisini savunamayacak derecede engeli bulunanlarda veya sağır ve dilsizlerde müdafi (avukat) bulunması yasal bir zorunluluktur.
Yerel mahkeme kararına karşı, kararın tefhiminden (yüze okunmasından) veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) başvurulabilir. İstinaf kararına göre, belirli şartlar oluşmuşsa dosya Yargıtay’a (Temyiz) taşınabilir.
Bu durum suçun niteliğine bağlıdır. Eğer suç “takibi şikayete bağlı” bir suç ise (örneğin basit yaralama veya hakaret), şikayetten vazgeçme davayı düşürür. Ancak suç “kamu davası” niteliğindeyse (örneğin nitelikli yağma veya kasten öldürme), şikayetten vazgeçilse dahi devlet yargılamaya devam eder.
Kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar, tahliye davaları, kira bedeli tespit süreçleri ve mülkiyet haklarının korunması hususunda, Borçlar Kanunu'na tam uyumlu profesyonel hukuki çözümler sunmaktayız.
Kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda, mülk sahibi veya kiracı haklarınızı korumak adına; hızlı, yasal mevzuata uygun ve sonuç odaklı hukuki süreç yönetimi sağlıyoruz.
Kira borcunun ödenmemesi, kiraya verenin ihtiyaç durumu veya tahliye taahhüdüne dayalı olarak açılan tahliye davalarının titizlikle yürütülmesi.
Rayiç bedelin altında kalan kira bedellerinin güncellenmesi ve taşınmazın gerçek değerine uygun kira tespiti davalarının açılması.
Yasal sürelerin kaçırılmaması adına; ödeme ihtarları, tahliye ihtarları ve sözleşme fesih bildirimlerinin eksiksiz ve usulüne uygun şekilde gönderilmesi.
Konut veya iş yeri kira sözleşmelerinin, mülk sahibi veya kiracı lehine hukuki riskleri minimize edecek şekilde hazırlanması ve denetlenmesi.
Ödenmeyen kira bedellerinin yasal faiziyle birlikte tahsili amacıyla icra takibi başlatılması ve alacak davası süreçlerinin yönetimi.
Ekonomik şartlardaki olağanüstü değişimler nedeniyle kira bedelinin güncellenmesi veya sözleşme şartlarının yeniden düzenlenmesi için açılan davalar.
Kira hukukunda tarafların haklarını korumak, doğru ihtar süreciyle başlar. Tahliye ve kira tespiti davalarında stratejik planlama, mülkiyet haklarınızın korunması için kritik öneme sahiptir.
Mevcut kira sözleşmesi ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde tarafların yükümlülükleri incelenir.
Tahliye veya ödeme talepli ihtarnameler, hukuki süreler gözetilerek usulüne uygun şekilde hazırlanır.
Dava öncesi zorunlu arabuluculuk süreçlerinde, müvekkil haklarını koruyan uzlaşma seçenekleri yönetilir.
Tahliye veya kira tespiti davaları için gerekli kanıtlar derlenerek güçlü bir savunma kurgulanır.
Duruşma süreçleri ve mahkeme kararları, hak kayıplarını önlemek adına titizlikle takip edilir.
Mahkeme kararı sonrası icra yoluyla tahliye ve alacakların tahsili işlemleri hızla başlatılır.
Kira uyuşmazlıklarında hukuki süreç, hak kaybına uğramamanız için adım adım ve titizlikle yönetilmesi gereken bir disiplin gerektirir.
Mevcut kira sözleşmesi ve yasal haklar, Borçlar Kanunu çerçevesinde incelenir.
Ödeme veya tahliye için gerekli yasal ihtarnameler, usulüne uygun şekilde hazırlanır.
Dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinde müvekkil menfaatleri doğrultusunda müzakere yürütülür.
Uzlaşma sağlanamadığı takdirde tahliye veya kira tespiti davaları açılır.
Mahkeme süreci boyunca deliller sunulur, duruşmalar profesyonelce takip edilir.
Kararın kesinleşmesiyle birlikte icra yoluyla tahliye ve alacak tahsili sağlanır.
Kira hukuku, güncel Yargıtay kararlarıyla şekillenen dinamik bir alandır. Uygulamada mülk sahibi ve kiracı haklarını belirleyen temel yaklaşımlar:
Tahliye taahhütnamesinin, kira sözleşmesi ile aynı tarihte değil, sözleşmenin imzalanmasından sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması geçerlilik şartıdır.
Kiraya verenin, altsoyunun veya eşinin "samimi ve zorunlu" ihtiyaç durumunun ispatı, tahliye davasının kabulü için temel kriterdir.
Kira bedelinin süresinde ödenmemesi durumunda gönderilen ihtarın tebliğinden sonra 30 günlük süre içinde ödeme yapılmaması tahliye sebebidir.
Olağanüstü ekonomik değişimler durumunda, tarafların öngöremediği şartların oluşmasıyla kira bedelinin yeniden tespiti talep edilebilir.
Kira sözleşmesinin feshine, tahliye talebine veya kira bedelinin ödenmesine dair yasal süreleri içeren noter ihtarnamelerinin düzenlenmesi ve tebliği aşaması.
Dava şartı haline gelen arabuluculuk sürecinde, mülk sahibi veya kiracı lehine profesyonel müzakere yürütülmesi ve uzlaşma sağlanması.
Uzlaşma sağlanamadığı takdirde, ilgili mahkemelerde dava dilekçesinin hazırlanması, delillerin sunulması ve duruşmaların titizlikle takibi aşaması.
Mahkeme kararının kesinleşmesi sonrası icra dairesi aracılığıyla tahliye işlemlerinin başlatılması ve kira alacaklarının tahsil süreci.
Kira hukukunda sürelerin kaçırılması tahliye veya alacak kayıplarına yol açabilir. İhtarname süreçleri, arabuluculuk veya dava takibiniz için profesyonel avukatlık hizmetimizden yararlanın.
Kira uyuşmazlıkları, mülkiyet hakkı ile konut dokunulmazlığının hassas bir dengesidir. Haklarınızı yasal sınırlar içerisinde korumak için temel hukuki ilkelerle hareket ediyoruz.
Tarafların imzaladıkları kira sözleşmesinin şartlarına sadık kalmaları esastır. Sözleşme hükümlerinin yorumlanmasında hakkaniyet ilkesini gözetiyoruz.
Mülk sahibinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin ve konut dokunulmazlığının hukuka uygun şekilde korunması temel önceliğimizdir.
Kiracı ve kiraya verenin, kira ilişkisi süresince birbirlerine karşı dürüstlük kuralına uygun hareket etmeleri, uyuşmazlıkların çözümünde anahtar roldedir.
Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle ihtarname veya icra takibi ile karşılaştıysanız,
Kiraya veren tarafından haksız bir tahliye talebi veya baskısıyla karşı karşıyaysanız,
Kira sözleşmenizde hukuki açıdan belirsiz veya aleyhinize hükümler bulunuyorsa,
Gayrimenkulün tahliyesi veya kira tespiti davası süreçlerini başlatmanız gerekiyorsa,
Arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybı yaşamamak için profesyonel temsil istiyorsanız,
Tahliye taahhütnamesi veya kira uyarlama taleplerinin geçerliliğini teyit ettirmek istiyorsanız.
Tahliye taahhütnamesinin imza aşamasından sonuçlarına kadar dikkat edilmesi gereken kritik yasal şartlar ve geçerlilik kriterleri...
Devamını Oku →Mevcut kira bedelinin piyasa rayiçlerine uyarlanması için izlenmesi gereken dava süreci ve arabuluculuk aşamasına dair rehber...
Devamını Oku →İhtiyaç sebebiyle tahliye, kiranın ödenmemesi ve 10 yıllık uzama süresi gibi temel tahliye nedenlerinin hukuki analizi...
Devamını Oku →Kiraya veren, istediği zaman kiracısını evden çıkarma hakkına sahiptir.
Kiraya verenin keyfi tahliye hakkı yoktur; tahliye için kanunda belirtilen haklı gerekçelerin (ihtiyaç, temerrüt vb.) varlığı ve yasal süreçlerin işletilmesi gerekir.
Kira sözleşmesinde yazan tahliye taahhütnamesi her durumda geçerlidir.
Kira sözleşmesi ile aynı tarihte imzalanan tahliye taahhütnamesi hukuken geçersiz kabul edilir; taahhütnamenin kiralanandan sonraki bir tarihte düzenlenmesi şarttır.
Kiracı, kira artış oranını ev sahibiyle dilediği gibi belirleyebilir.
Konut kiralarında artış oranı, yasal düzenlemelerle (TÜFE ortalaması veya konutlar için getirilen üst sınırlar) sınırlandırılmıştır; bu sınırın üzerindeki artışlar geçersizdir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca; kira uyuşmazlıkları, mülkiyet bilgileri, sözleşmeler ve paylaşılan tüm kişisel verileriniz "Avukatlık Sırrı" kapsamında mutlak gizlilikle korunmaktadır. Müvekkillerimizin güvenliği, KVKK standartlarına uygun veri yönetimimiz ve kurumsal etik ilkelerimizle güvence altındadır.
Kira uyuşmazlıkları ve tahliye süreçleri hakkında en çok merak edilen temel sorular ve hukuki değerlendirmeler.
Konut kiralarında artış oranları, yasal düzenlemeler (TÜFE ortalaması vb.) ile sınırlandırılmıştır. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde taraflar bu tavan oranının üzerinde bir artış yapamazlar; aksi yöndeki sözleşme hükümleri geçersizdir.
Tahliye davasının süresi; davanın türüne (ihtiyaç, temerrüt, 10 yıllık uzama vb.), mahkemenin iş yüküne ve arabuluculuk sürecinin sonucuna göre değişiklik gösterir. Süreci hızlandırmak adına doğru ihtar ve usul takibi büyük önem taşır.
Evet, 1 Eylül 2023 itibarıyla kira uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalarda (tahliye, kira tespiti, kira uyarlama vb.) dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu bir dava şartı haline getirilmiştir.
Evet, kiraya verenin kendisinin, eşinin veya altsoyunun (çocuk, torun) konut ihtiyacı olması durumunda "ihtiyaç nedeniyle tahliye davası" açılabilir. Ancak bu ihtiyacın "gerçek, samimi ve zorunlu" olması şarttır.
Tahliye taahhütnamesi, kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını kabul ettiği belgedir. Geçerli olması için mutlaka kira sözleşmesi imzalandıktan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması şarttır.
Kirayı ödemeyen kiracıya karşı icra takibi başlatılabilir. Ödeme süresi (genellikle 30 gün) içerisinde ödeme yapılmazsa, temerrüt nedeniyle tahliye davası açılabilir. Hemen tahliye hukuken mümkün değildir, yasal süreçlerin tamamlanması gerekir.
WhatsApp İletişim